Mikdat Kadıoğlu

El Niño ve La Niña

Gerçekte El Niño, Güney Amerika’da Peru kıyılarından Pasifik Okyanusu’nun içlerine doğru yönelmiş masum bir ılık su akıntısıdır. Her yıl Noel civarında ağaç dallarını ve yapraklarını yüzdürerek bölgeye taşır. Bu su akıntısı birkaç hafta veya birkaç ay sürer. El Niño, bölgedeki nehirlerin tatlı suları ile karıştığından, okyanusun sularından daha az tuzlu ve daha sıcaktır.

‘Niño’, kelime anlamıyla İspanyolca ‘çocuk’ demektir. ‘El’ ise, Arapçadan İspanyolcaya geçmiş; İngilizcede isimden önce kullanılan ve nitelediği ismi belirleyen ‘the’ kelimesine karşılık gelir. Kısaca El Niño, Hz. İsa’nın doğumundan sonraki bebek, İsa’ya atıfta bulunan ‘özel çocuk’ veya ‘o erkek çocuk’tur. Yerli balıkçıların okyanus akıntısını bu şekilde isimlendirmelerinin nedeni, bu olayın Noel günlerinde meydana gelmesidir. Günümüzde bizim bildiğimiz El Niño ise, 2 ila 7 yılda bir ortaya çıkarak alışılmışın dışında meteorolojik ve ekolojik olaylara yol açan, çok sıcak ve kuvvetli bir su akıntısıdır.

La Niña

Bu tropikal enlemlerde su yüzey sıcaklıklarının soğuk olduğu, diğer bir deyişle su yüzey sıcaklıklarının mevsim normallerinin altında olan yıllara ise ‘La Niña’ adı verilir. ‘La Niña’ da, ‘kız çocuğu’ veya ‘kız kardeş’tir. El Niño’nun okunuşu, “El Ninyo” ve La Niña’nın okunuşu, “La Ninya”dır. Kısaca ENSO (El Niño/Güneyli Salınımları)’nun sıcak devresi El Niño olarak adlandırılırken, soğuk devresi de La Niña olarak adlandırılır.

Pasifik Okyanusu’nun bu kısmı, Güney Amerika kıtasının batı kıyılarından kuzeye doğru yönelmiş Humboldt adı verilen bir soğuk su akıntısının etkisi altındadır. Bu akıntı büyük miktarda besin maddesi ve besleyici tuzlar içermektedir. Planktonlar ve dolayısı ile balıklar okyanusun bu kısmında çok kolay bir şekilde üremekte ve büyümektedir. Bu balıklar El Niño gibi alışık olduklarından çok daha sıcak bir su ile karşılaşınca büyük bir felakete uğrarlar. Balıkların gıdası olan planktonlar hızla değişen bu su çevresine uyum sağlayamayarak kitleler halinde ölürler. Böylece, El-Niño yıllarında sardalyalar, planktonlar ve kuşlar yığınlar halinde ölür ve cesetleri su yüzeyinde yüzmeye başlar. Deniz yüzeyindeki bu cesetler çürür ve büyük miktarda hidrojen sülfit açığa çıkarırlar.

California’nın Lakeport bölgesi 1998 yılında El Niño’nun sebep olduğu seller yüzünden sular altında kalmıştı.

Bu gaz, su yüzeyinde kalır ve bu bölgede dolaşan gemilerin boyalarını karartarak lekeler meydana getirir. Bu olay ‘Callao Ressamı’ olarak adlandırılır. Callao, Peru’nun başkenti Lima civarında bölgenin en büyük limanıdır.

El Niño Yılları Balıkçılığa Darbe Vuruyor

Normal zamanlarda kuzey Peru açığındaki deniz yüzeyi, çoğunluğu sardalya türünden olmak üzere, dünyanın en iyi balıkçılık alanıdır. El Niño yılları, bu bölgedeki sardalya avında ve dolayısı ile balık unu üretiminde büyük düşüşlere (Türkiye’de ise büyük artışlara) neden olur. Bu bölgede üretilen balık unu, dünya piyasasına sığır ve kümes hayvanları için besin maddesi olarak sunulmaktadır. El Niño nedeniyle bu besin maddesi piyasaya sunulamayınca, ABD’de protein kaynağı olarak iç piyasada büyük miktarda Amerikan soya fasulyesi kullanılmaya başlanır. Bundan Japonya çok kötü bir şekilde etkilenir ve soya fasulyesinden yapılan soya peynirinin fiyatı astronomik miktarlarda artar.

Bu kardeşler, bölgede birçok anormal hava olayına da neden olur. Örneğin, Güney Amerika kıyılarında yer alan çöllere yağmur yağmaya başlar ve çöllerde sellere neden olur. Bu seller de sivrisineklerin olağanüstü boyutta çoğalmasına ve bulaşıcı hastalıkların bölgede yayılmasına neden olur. Böylece, El Niño’nun aksine La Niña yılları ise balıkçılık için uygun şartlar oluştururken, bölgede kuraklığa neden olduğundan bu sefer de çiftçiler büyük ekonomik kayıplara uğrarlar. Bu tür ekonomik kayıpları en aza indirgemek için El Niño ve La Niña yıllarının önceden tahmin edilmesi büyük önem taşır.

El Niño ve La Niña olayları, dünyanın herhangi bir bölgesinde meydana gelen iklimsel değişimlerin hayatımızda ne denli etkili olabileceğinin en önemli kanıtlarındandır. Bu iki kardeşin ileriki yıllarda, küresel iklim değişikliği birlikte ile nasıl değişeceği şu an bizim için en ilgi çekici ve bir o kadar da tedirgin edici bir konudur.

Mikdat Kadıoğlu 

 

Paylaş:

Önceki Yazı

Ekolojik Yaşam

Victor Ananias
zıddı olan bir tanım değildir, bütün yaşamlar ekolojiktir. Bir yaşamın var olabilmesi için diğer döngüler ile ilişkilenmiş, sürekli değişen dinamik…
Devamını Oku

Sonraki Yazı

Elipsoidleşme

Ceyhan Usanmaz
Küreselleşme gün geçtikçe günlük hayatın tümüne egemen hâle gelmeye başladı; bunun önünde bir direnç de söz konusu değil gibi. Geçmişin…
Devamını Oku

İlgili İçerikler

Metin Oktay

Ömer Madra
Schiaffino, Di Stefano, F. Walter, Puskas, Pelé, Cruyff, Platini, Zico, Maradona ve Metin Oktay arasındaki ortak nokta nedir diye sorulursa,…
Devamını Oku

Düşman Savaşçı

Arundhati Roy
Dün bir çekim yaparlarken bana, “Neden kabul ettiniz? Pek çok davet alıyor olmalısınız; neden bunu seçtiniz?” diye sordular. Ben de,…
Devamını Oku

İlhan Koman

Sadi Öziş ile söyleşiden
akademide birlikte olduğumuz zamandan itibaren, uzun yıllar boyu, hayatımızın beraber geçtiği kardeşim, ortağım… Birlikte çalışmamızın bütün semerelerini, ortak yanlarımızı, bunları…
Devamını Oku

Punk

Cem Sorguç
Bir kültür, tavır ve sanat üslubu olarak punk, yaygın inanışın aksine, ne 1976’da ortaya çıkmış, ne de 80’lerde ömrünü tüketmiştir.…
Devamını Oku