Zeynep Damar

İhtiyatlılık İlkesi

ahlaki ve siyasal bir ilkedir. Şunu söyler: Bir eylem ya da siyasanın, halka ağır veya geri döndürülmez zarar vermesi olasılığı varsa, bundan zarar doğmayacağı konusunda bilimsel bir mutabakat olmadığı sürece burada ispat yükümlülüğü, söz konusu eylem ya da siyasanın uygulanmasını savunanlara düşer.

Bu ilke en çok çevre ve insan sağlığı üzerindeki insan etkileri bağlamında uygulanır; çünkü her ikisinde de, eylemlerin sonuçlarının önceden kestirilmesinin güç olduğu karmaşık sistemler sözkonusudur.

Çevre siyasetlerine uygulandığı haliyle ihtiyat ilkesi şunu öngörür: Radyasyon ya da toksinlerin yayılması, ormansızlaştırma, nüfus patlaması gibi durumlarda ispat yükümlülüğü, bu politikaları savunanlara düşer.

Kavram, doğal sistemlerin bütünselliğinin korunmasında etik sorumluluğu ve insan kavrayışının yanılabilirliğini içerir. Tanımı gereği, ihtiyat (ya da basiret) ilkesi, sonuçların meydana gelme olasılığı değil, sonuçların büyüklüğü üzerine odaklanır.

İhtiyat ilkesi en çok şu aşağıdaki olasılıkların bulunduğu hallerde uygulanmalıdır: Küresel ısınma ya da âni iklim değişikliği; türlerin neslinin tükenmesi; biyolojik çeşitliliği tehdit eden yeni ve potansiyel olarak tehlike arzeden ürünlerin (örneğin, genetik bakımdan değiştirilmiş organizmaların) çevreye sokulması, kalıcı ya da akut kirleticiler (asbest, endokrin bozucu madde ve bileşikler), besin güvenliği (deli dana, kuş gribi vb.), biyolojik güvenilirlikle ilgili başka yeni konular (yapay hayat, yeni moleküller).

İlkeye karşı olanlar bunun uygulanma zorluklarına, pratik olmamasına işaret etmektedirler. Çünkü, teknolojinin her uygulaması, belli ölçüde negatif sonuçlar çıkması riskini beraberinde getirecektir. Kâr motifinin ve en kıse vadede optimal sonuç alma saikinin diğer kaygılara üstün geldiğini günümüz pragmatik toplumunda ihtiyat ilkesi kendisine yaygın bir uygulama alanı bulamamaktadır. Der; Zeynep Damar .

Paylaş:

Önceki Yazı

İbrahim Ferrer

İbrahim Ferrer ile söyleşiden
1941 yılında şarkı söylemeye başladım. Hiç unutmuyorum 31 Aralık günüydü. Zaten sürekli şarkı söylerdim. Hâlâ hayatta olan kuzenim “madem ki…
Devamını Oku

Sonraki Yazı

İklim

Açık Radyo
Açık Radyo, hayatın kaynağı olan doğaya karşı girişilen büyük tecavüze, yani küresel iklim değişikliği tehlikesine karşı uyarı çanlarını ilk günden…
Devamını Oku

İlgili İçerikler

Sahip Olmak

Omara Portuondo ile söyleşi
Aslında, radyonun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Her zaman da böyle olacak. Küçüklüğümde ilk dinlediğim müzikler radyodandı. Bunlar Küba, Kuzey Amerika,…
Devamını Oku

Susuzluk

Ömer Madra
  Su tatsız, kokusuz ve küçük miktarlarda çıplak gözle bakıldığında renksiz bir maddedir. Bilinen tüm yaşam biçimleri için elzemdir. Sıvı,…
Devamını Oku

Vicdani Ret

Ayşe Gül Altınay
  Zorunlu askerlik tarihi kadar eski olan ‘vicdani ret’ kavramının dilimize girmesi Sokak dergisi ve Güneş gazetesi aracılığıyla oldu. Vedat…
Devamını Oku

Genel Kurul

Ömer Madra
  Sevgili ortağımız, Çok ortaklı bir şirket yapısına sahip olmanın pek çok yararının yanı sıra, bir de sakıncası oluyormuş; bunu…
Devamını Oku