2006
Ayşe Buğra

Hayvan Sevgisi

sosyal politikayla çok da ilgisiz değil ve hiç de hafif bir konu değil, gayet önemli bir konu. Sosyal politikayla şöyle bir ilgisi var; kendimizden farklı olanlara, kendimizden farklı ihtiyaçları olanlara, bizim gibi davranıp bizim gibi yaşamayanlara nasıl baktığımızla ilgili bir şey bu. Hayvan sevmek de, yoksullukla ilgilenmek de öyle. Hayvan sevmemenin, yani özellikle hayvan sevmemenin faşizmle bir ilgisi var aslında. Ciddi bir biçimde kendisi gibi olmayana kapanmak gibi bu. Hayvan sevmemek ve hayvanlara bilerek kötü davranmak, hayvanlara yaşama hakkı tanımamak… Buna da çok rastlıyoruz.

Sabah Açık Radyo’da, Açık Gazete programında her zamanki gibi sizleri dinliyordum. Haberlerin arasında bir şarkıcının ve o şarkıcının sözlerini yazan kişinin internette bir klibinin yayınlandığını anlatıyordunuz. Konu Hrant Dink’ti. Bu klibi ben izlemedim ama klipte Hrant Dink’in gazetesinin önünde katledişinin görüntülerinin olduğunu ve onu katlettirenlerin, tetikçilerinin adlarının geçtiğini öğrendim. Bu gerçekten çok inanılmaz bişey, insanların ruh hallerinin nerelerde olduğunu gösteriyor. Ben o şarkıcıyı hiç dinlemedim ama televizyondan dolayı görüntüsünü elbette biliyorum. Bu insanların ne düşündüklerini anlamaya çalışıyorum? Katillere övgüler düzen bir şarkıyı nasıl yorumladığını anlamak istedim. Sabahtan bu yana ev kadını olarak hem işlerimi yapıyorum hem hem bunları düşünüyorum. Anlayamadım, kendimi yerlerine koydum  ama ırkçı ve milliyetçi duyguları algılayamadım. Sadece mide bulantısı ve baş ağrısı yarattı bende… Haklarında suç duyurusunda bulunulmuş. Mutlaka yanlış anlaşıldıklarını söyleyeceklerdir. Bu insanlar bunlardan besleniyorlar. Bu insanlarda empati duygusu hiç gelişmemiş. Bu topraklarda, kendileri gibi birileri olmasa bundan para kazanmayı elbette düşünmezlerdi. Yazık, onlarla aynı dünyada olmak beni üzüyor ama dilerim yaşayarak, çok sevdikleri birini kaybettiklerinde, birilerinin seviniyor olmasını öğrenmezler.

İnsanlık ailesi aynada hiç kendine bakmıyor. Geçenlerde eşim bizim canım Reks’imizi gezdirirken (o bir köpek) genç bir adama rastlamış. O kişi Reks’in varlığının çocuğunun hürriyetini engellediğini söylemiş, eşim neden diye sorduğunda çocuğunun köpekten korktuğunu söylemiş. Eşim Reks’in tasmasının olduğunu ve onun çocuğuna hiçbirşey yapmadığını söyleyince adam iyice kızmış ve eşime “Reks’in kafasını koparırım, benim çocuğum onu görünce korkuyor” demiş. Eşim esnaf, çocukluğundan bu yana çalışan bir adamdır. Çok sabırlı davranamamış ve adama Reks’in en az onun çocuğu kadar değerli olduğunu, kolaysa nasıl Reks’in kafasını koparacağını sormuş, neyse araya birileri girmiş olay bu şekilde kapanmış. O gece eşim sinirden ve üzüntüden hiç uyuyamadı; ben de ona orada olan bütün çocukların Reks’i sevdiğini ve oynadıklarını, sadece onun çocuğunun oynayamadığını, bu yüzden o genç adamın psikolojik nedenlerle öyle konuşmuş olabileceğini anlatmaya çalıştım. Bazı insanlar, kendilerine benzemeyen her canlıya düşmanlar, buna inanmak çok zor ama toplu terapiye çok ihtiyacımız olduğu bir gerçek.1

Havva Hazer

Ayşe Buğra . Dinleyici Destek Projesi Özel Yayını 2006 .


  1. Dinleyici Mektubu, 18 Eylül 2007.↩︎
Paylaş:

Önceki Yazı

Hayata Dönüş

Ömer Madra
19 Aralık 2000 tarihinde devlet tarafından aynı anda 20 cezaevine (Bursa, Ceyhan, Çanakkale, Çankırı, İstanbul, Sincan, Uşak) birden yapılan operasyona…
Devamını Oku

Sonraki Yazı

İlgili İçerikler

Çarık

Muvaffak Falay
“Dizzy Gillespie geliyor!” dediler. “Aman bir karşılama yapalım hemen” dedim. Topladım çocukları, Erol Pekcan al trompeti, zili al yeter. Süheyl…
Devamını Oku

Fransız Sokağı

Aykut Köksal
Modern sonrası dünyanın ‘tüketim nesnesi’ olarak biçimlendirdiği mekânların benzer bir oluşum modeli var. Önce ‘satacak’ bir program belirleniyor, sonra sınırları…
Devamını Oku

Hızlanma Sendromu

Ömer Madra
Vakit nakittir! Vakitten kıymetli hiçbir şeyimiz olamaz. Ve sabrımız gün geçtikçe daha hızlı tükeniyor. Buna devâ: Hayatımızı kolaylaştırıcı ve hızlandırıcı…
Devamını Oku

Dünya Sosyal Forumu

Tan Morgül
Toplumsal hareketlerin, yeni binyılla beraber insanlık tarihine hediye ettiği, gezegenin ‘gelmiş geçmiş’ en kapsamlı, en katılımcı, en ‘kakofonik’ vicdan ve…
Devamını Oku