3 Mayıs 2004
Şenol Ayla, Serol Teber
Derleyen: Şenol Ayla

Freud

Freud’un yaşamı, yaşadığımız dünyayı anlamak için vazgeçilmez bir biyografi; ve yapıtlarının yanında biyografisi de son derece önemli. Bu biyografı birazcık yakından baktığımızda, Freud’un yapıtlarının nasıl yazıldığı üzerine neredeyse yapıtlarından daha kışkırtıcı bazı ipuçları veriyor. Ayrıca, Freud kadar; yapıtlarıyla arasında bağlantı kurulan, bunlar arasında kimi zaman bilimsel yaklaşımlar oluşturulan, kimi zaman dedikodular yapılan, ama her şeye rağmen de ondan bir türlü vazgeçilemeyen, kışkırtıcı, açık bir yapıt biyografisi de.

Freud’un da dahil olduğu üç büyük aydınlanmacı, üç büyük düşünür, dünyada üç büyük devrim gerçekleştirmiştir denir. Bunlardan birincisi Copernicus’tur. Copernicus 1543’te yayınlanan Göksel Kürelerin Dönüşü kitabında yaptığı bir devrimle, o zamana kadar inanılan ‘dünyanın kâinatın merkezi olduğu’ görüşünü tümüyle değiştirmiş ve yerkürenin uzaydaki sayısız yıldızdan bir tanesi olduğunu, hem de en küçümenlerinden bir tanesi olduğunu kanıtlamıştır. Ve tabii ki bu teolojiye, din bilimlerine büyük bir darbe olmuştur. İnsanın ve dünyanın kutsal kutsallığını yıkan bir darbe. Bu darbenin altından kalkmaya çalışılırken, bu kez Darwin çıkmış: insanın, Tanrının kutsal yaratığı değil, insanımsı maymundan bir devamı olduğunu, şempanzelerle insanın ortak bir atadan evrimleştiklerini öngören teorisini; Türlerin Kökeni kitabını yayınlamıştır. Yeni bir sarsıntı geçirmiştir narsist, kendini beğenmiş insan.

Sigmund Freud, 1856-1939.

Ardından 1900 yılında bu kez de Freud, düşlerin kitabını; Düşlerin Yorumu’nu yazarak bu kez insanın bilinçli dünyasının da gerçekte tamamen ‘bilinçdışı’ adını verdiği bir bölümde, içgüdülerinin kültürel baskı altında, aslında bastırılmış duygularının etkisiyle hareket ettiğini ve bunlara uygun olarak, bilinçli dünyasını hiç de bilinçli olmayan bir kaynaktan ortaya çıkan gerilimlerle motive ettiğini belirlemiştir. Bu üç buluş, insanın dünyadaki yaşamını neredeyse altüst etmiştir. Ya da Freud’un yakınlarının söyledikleri bir tanımlamayla; bütün psikolojiyi değiştirmiştir.

Serol Teber. Der; Şenol Ayla.

Pr; Didik Didik Freud

Yt; 3 Mayıs 2004.

 

Paylaş:

Önceki Yazı

Fransız Sokağı

Aykut Köksal
Modern sonrası dünyanın ‘tüketim nesnesi’ olarak biçimlendirdiği mekânların benzer bir oluşum modeli var. Önce ‘satacak’ bir program belirleniyor, sonra sınırları…
Devamını Oku

Sonraki Yazı

Gagacu Adam

Çev?
Digging Up The Dead Ölüyü Mezarından Çıkarmak We walk on earth, Yürürüz yeryüzünde, We look after, Gözkulak oluruz ona, Like…
Devamını Oku

İlgili İçerikler

Operada Osmanlı Etkisi

Filiz Ali
Operada Osmanlı Etkisi, 1600 yılının 6 Ekim günü Floransa’da Pitti Sarayı’nda Medici ailesi, Fransa tahtına ikinci gelinini göndermek üzere göz…
Devamını Oku

Savaş ve Barış

  “İnsanın işleri hakkında güvenle fazla birşey söyleyemeyiz, ama bazen bu mümkündür. Mesela, şunu epey kesin bir şekilde söyleyebiliriz: Ya…
Devamını Oku

Metin Oktay

Ömer Madra
Schiaffino, Di Stefano, F. Walter, Puskas, Pelé, Cruyff, Platini, Zico, Maradona ve Metin Oktay arasındaki ortak nokta nedir diye sorulursa,…
Devamını Oku