Deniz Koloğlu / Programcı, Yayın Sorumlusu Asistanı

Dirsek

Temel amacı istasyon belirtmek ve dinlenen radyonun kimliği hakkında bilgi vermek olan minik sesler veya ses kolajlarıdır. Açık Radyo ‘dirsek’leri, dinleyicisine biten ya da başlayacak olan programın içeriği hakkında ipucu vermekte, konunun tanımlanmasına ve tamamlanmasına yardımcı olmaktadır. Dirseklerin Açık Radyo’daki en önemli amaçlarından biri, radyonun ‘kâinatın tüm seslerine, renklerine ve titreşimlerine açık’ olduğu mottosunu pekiştirmektir. Bu nedenle yüzlerce farklı ses seçilerek birçok farklı dirsek oluşturulmuştur. Dirsekler, kendilerine verilen ada yakışır biçimde teknisyenlere destek olmakta; yayın süresini ayarlamaya yardım ettiği gibi, geciken programcıların gecikme sürelerini de tamponlamaktadır. Lâkin, her dirseğin temasının oluşturulması, uygulanması, montajlanması günler sürerken, bir dirseğin süresinin bir dakikayı geçmiyor olması teknik ekibin kanayan yarasıdır.

“Çeşitliliğiyle ve çokluğuyla beni memnun eden Açık Radyo zımbırığı.”

Eli Haligua -Teknisyen

“Hani bilmediğin bir şehirde gezerken bir şehir planı görürsün ya, üzerinde ‘şu an bu noktadasınız’ yazar; işte dirsek tam olarak öyle birşey.”

Volkan Artunç – Teknisyen

“Dirsek, Açık Radyo’nun kendine yakışanı giymesidir.”

Çağrı Akyurt – Teknisyen

“Dirsekler, bir radyonun karnesidir”

Jak Kohen – Programcı, yayın sorumlusu

Hepsinin ötesinde, bir Açık Radyo dinleyicisinin deyişiyle programlar arasında yayınlanan ilginç ‘sesli medya’ örnekleri. Fransızca tekerlemeler, ne söyleyeceğini unutmuş, lafı geveleyen insanlar, önemli kişilere ait tarihsel konuşmalar… Hepsinin ortak noktası, sonlarında yer alan bir cümle: ‘Söz uçar… Açık Radyo.’

“Malzemesi ses olan bir medya mecrasının kendi kendine nispet yaparcasına ‘söz uçar’ demesine bayılıyorum; Açık Radyo bunu, her ne kadar söylendikten sonra birgün ‘öksüz’ kalacağını muhtemel gördüğü sözlerin, deyişlerin, iddiaların arkasına yapıştırıyor olsa da radyodan çıkan her ses kanatlıdır.”

Deniz Koloğlu / Programcı, yayın sorumlusu asistanı

. Teknik Masa Şövalyeleri .

Paylaş:

Önceki Yazı

Dino Valenti

Sedat Nemli
San Francisco’nun Haight-Ashbury mahallesinde, daha doğrusu, kesişen sokaklarında doğup, Fillmore West ve Avalon Ballroom konser salonlarında yaşanan altın çağı (1966-68)…
Devamını Oku

Sonraki Yazı

İlgili İçerikler

Sevgiliye Mektup

Rakel Dink
  Hrant Dink’in Eşi Rakel’e Mektubu Ey sevgilim, ey birtanem, ey ‘ben’tanem Aç gözlerimi hadi… Ve anımsa. Günlük ezberimizin bozulduğu,…
Devamını Oku

El Niño ve La Niña

Mikdat Kadıoğlu
Gerçekte El Niño, Güney Amerika’da Peru kıyılarından Pasifik Okyanusu’nun içlerine doğru yönelmiş masum bir ılık su akıntısıdır. Her yıl Noel…
Devamını Oku

Otobiyografi

Tuncel Kurtiz ile söyleşiden
Orta üçte bir hikâyede yazmıştım Sabahattin Ali’nin kısa hayat hikâyesini; bir imtihana girer, etrafında da 20-30 kişi vardır sınıfta, bütün…
Devamını Oku