Göksenin Göksel

Ayşen Aydemir

Açık Radyo’da Amma Hikâye programında ilk kez 22 Ocak 1996’da yayınlanan ‘Kentin En Güzel Kızı’ adlı öykü Ayşen Aydemir (Kıral) tarafından seslendirilmişti. Charles Bukowski’nin Cass karakteri, Ayşen’in pırıl pırıl oyunculuğu ile bir ses olmaktan çıkmış, “ete kemiğe bürünüp görselleşmişti” bu kayıtta.

26 Eylül 1999’da sadece 35 yaşındayken kanser onu alıp götürmeseydi, bu yetenekli ve –Bukowski’nin Cass için dediği gibi– “içinde durması mümkün olmayan bir kalıba sıkıştırılmış, akıllı ve vicdan sahibi melek” kâinata daha çok iz bırakacaktı…

Ayşen Galatasaray Lisesi mezunuydu. Bir süre Boğaziçi Üniversitesi Tarih bölümünde, bir süre de Mimar Sinan Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları bölümünde okuduktan sonra Los Angeles’a gidip Santa Monica College’ın tiyatro bölümünü bitirmişti. Döndükten sonra Ferhan Şensoy’un Orta Oyuncular tiyatrosunda Üç Kuruşluk Opera başta olmak üzere pek çok oyunda rol aldı.

Açık Radyo’nun ilk haber spikeri olan Ayşen; sahteliği, sıradanlığı, saçmalığı kabul edemez bir ‘hırçın kız’dı onu tanıdığımda. Harika bir gülüşle süslediği neşe, onun en büyük silahıydı.

Sinemadaki ilk ve çok yazık ki son rolü, Derviş Zaim’in yönettiği Tabutta Rövaşata’ nın (1996), genç kız karakteri oldu. Bu rolde izleyen herkese ‘röveşata’sını çakan Ayşen, üç yıl sonra ‘hayat oyunundan’ acımasız bir vole yedi. Orhan Arıburnu Ödülleri’nin onuncu yılı dolayısıyla kendisine verilen oyunculuk ödülünü alacağı gün, öldü…

Ölümünden sonra hakkında çıkan bir haberde, “O gidince ne bitti?” sorusuna, ortak dostları “neşe” diye cevap veriyorlar. Ben buna bir de ‘dünyayı değiştirme isteği’ni ekliyorum.

Açık Radyo’da hergün “Kâinatın tüm seslerine, renklerine ve titreşimlerine Açık Radyo” diyen ses, Ayşen’in sesi…

‘Kentin en güzel kızı’ Ayşen, ardında sadece kendi hayatına da cuk oturan bu slogandaki sesini değil, birçok yarım kalmışlığı da bıraktı. Hakkındaki haber, “galiba hayat, kendisini değiştirmek isteyenlere karşı pek şefkatli değil. Kural budur. Kabul etmeyen gider” diyor. Ayşen kabul etmedi ve gitti…

Ölümünün ardından, Amma Hikâye programı yeni yayın döneminde Ayşen Aydemir’in anısına onun seslendirdiği ‘Kentin En Güzel Kızı’ öyküsünün tekrar yayınıyla başlatıldı. Kaderin garip bir tecellisi sonucu öykü bu ikinci yayınlanışında Açık Radyo’nun kapatma cezası almasına yolaçacak bir sürecin başlangıcı oldu. (Bkz; Amma Hikâye)

“Nedeniyse basitti. Çünkü Cass kimseye benzemezdi…”1

Ed. Göksenin Göksel


  1. Sakıncalı Yazarlardan Sakıncasız Öyküler. Çev: Naim Tirali. İstanbul: Cem Yayınevi, 1994.↩︎
Paylaş:

Önceki Yazı

Sonraki Yazı

Babalar ve Oğullar

Gündüz Pamuk, Orhan Pamuk
Gündüz Pamuk Biz mühendis kökenli bir aileyiz. Babam inşaat mühendisi ve müteahhitti. Çocuklarım o havanın içinde büyüdüler. O kökenle beslenerek.…
Devamını Oku

İlgili İçerikler

Amma Hikaye

Açık Radyo
Beş kardeşin en genciydi Cass, hem de en güzeli. Üstelik kentin de en güzel kızıydı. Bu olağanüstü yaratık, yüzde elli…
Devamını Oku

İnternet’te Açık Radyo

Açık Radyo
Açık Radyo, yeryüzünde İnternet’in yeni yeni yaygınlaşmaya başladığı bir tarihte –bütün dünyada kullanıcı sayısının yalnızca birkaç on milyon civarında olduğu–…
Devamını Oku

Anna Politkovskaya

Ömer Madra
Rus gazeteci, insan hakları ve demokrasi savaşçısı, yazar. Özellikle Çeçen savaşında Rus devletinin uyguladığı şiddet ve baskı politikalarına, Rusya devlet…
Devamını Oku

Amaç

Açık Radyo
Neyi Hedefliyoruz? Özel değil, özgür, Tüm çıkar gruplarından bağımsız, Ortak çabamızın ürünü, Gerek kuruluşu, gerek işleyişi, gerekse yayınları açısından demokratik,…
Devamını Oku